çocuk

Rabb’e götürmüyorsa bir aşk, aşk değildir

Sabahın erken vakitlerinde okuduğum bir yazıda şöyle diyordu :

“Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır. Zarf mahremiyettir,mahrem olmasa da satırlar. Bir köşeye çekilinir,yalnız okunur mektuplar (Ali Ural,Posta Kutusundaki Mızıka, s.9).”

Pek çok şeye okunması gereken bir “mektup” olarak bakabiliriz. İşte pürdikkat okunması gereken bir mektup:çocuk!

Çocuk için nasıl kainattaki her şey yeni ise yetişkinler için de çocuk öyledir (Elif KONAR)

Oğlum 9 aylıktı ve toprak kokulu diyarlara gitmiştik.  İşte orada,

İlk defa bir kedi yavrusunu kucağına alıp ve sevmişti

İlk defa dut yemişti

İlk defa ağacın dalından sarkan eriği koparmıştı

İlk defa gök gürültüsü ile korkup kollarını boynuma dolamıştı.

Onu izlemek, algıladıklarını anlamaya çalışmak tarifsiz güzel bir duygu idi.

Çocuk, hayata bakışımızı değiştiren, fark etmediklerimizi bize gösteren,  unuttuğumuz lezzetleri bize hatırlatan, gülümseten  bir aşk..

Evet..

Ana ile evladı arasında (muhakkak baba ile evladı arasında da) olan şey aşkın bir başka boyutu olmalı.

Baktıkça Kudreti sonsuza yakınlaştıran, Kokladıkça Mevla’ya dualanan…

Rabb’e götürmüyorsa bir aşk, aşk değildir

Aşkın lezzetini tadabilmek duası ile…..

-Rana-

Anne

Hayırlı işler yapan birini bana anlattıklarında hemen; “Annesi kim?” diyorum gayri ihtiyari…
Siz de öyle misiniz bilmiyorum..
Yine kötü İşler yapan çok zalim birinin bahsi geçince de; “Annesi kim ki bunun?” dediğim çok oluyor.

Anneler önemlidir.
Anneler tek tek inşa ederler yürekleri çünkü..

İnsan 80 yaşına gelir de annesinin öğretileri hala taptaze yüreğindedir..

6 yaşından 80 yaşına kadar taşır yani onu Annesi.

Taşır bizi anneler yarınlara, farkında olmasak da.

Annesi olmayan eksiktir o yüzden.

Ama Vahhab olan O Yaratıcı böylelerine “Anne Yürekler” hediye eder, yoksun kalmasınlar diye..

A. Reşad

Affet

Sevdamın rengi mavi

Tıpkı çocukken kurduğum hayallerim gibi

İçimdesin bu sabah mavilim

Çok özledim seni .

Gözlerin çalışma masamın her yerinde

Ellerin klavyemin üzerinde sanki.

Koynuma sokuluşun,

Kollarını boynuma dolayışın,

Öpüşün,

Bakıştığımız anlarda içimde bir yerlerde olan

Kimsenin keşfedip de giremediği

sıcacık yerlere süzülüşün…

Çok özledim seni üzüm gözlüm,

Çok özledim seni boncuk bakışlım.

Gözlerimi yumup kokunu duymaya çalışmak avuntum,

Resimlerine bakıp “sabır” çekmek  ilacım,

Özlediğim anlarda neler yaptığını öğrenmek teselli bana buralarda.

Ne olur

Bu gece eve geldiğimde uyumamış ol.

Ne olur kızma bana o çakmak bakışlarınla.

Nerdeydin dün akşam anne,

neden geç kaldın deme lisan-ı halinle.

Sen benim pamuk tenlim,

elma yanaklım,

gül kokulum,

Sen benim yaşama sevincim, sebebim, umudum.

evladım, Yaradan dan emanetim,

Sen benim her şeyim….

Affet beni bebeğim,

Senden ayrı kaldığım şu son saatler ve bundan sonrakiler için

Annen RANA….

(17/11/2005)

“Çocuk” konulu Fotoğraf Yarışması Forum İstanbul’da

World Press Photo 11 Sergisi Etkinlikleri kapsamındaki “Çocuk” konulu Fotoğraf Yarışması Forum İstanbul’da!

Amatör veya profesyonel, tüm fotoğrafçıların katılımına açık olan, D-SLR fotoğraf makinesi ödüllü Fotomaraton yarışması bu haftasonu Forum İstanbul’da… Canon işbirliği ile düzenlenen ve yarışmacıların Cumartesi saat 10:00’la, Pazar saat 16:00 arasında, diledikleri zaman kayıt ve fotoğraf teslimi yapabilecekleri yarışmanın ödül töreni de Pazar saat 19:00’da yapılacak.

Fotomaraton’un bu yılki konusu ise “Çocuk”.

Forum İstanbul, dünyanın en etkileyici karelerinin sergilendiği “World Press Photo 11 – Dünya Basın Fotoğrafları 2011” Sergisi kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. “Fotoğaf’ın F’si” isimli çocuklara yönelik atölye çalışmasının ardından tüm amatör ve profesyonel fotoğrafçıların katılımına açık olan Fotomaraton yarışması da Forum İstanbul’da… Canon işbirliği ile düzenlenen ve konusu “Çocuk” olan bu yılki Fotomaraton kapsamında, yarışmacılar 24 Eylül 2011 Cumartesi saat 10:00’dan itibaren diledikleri zaman yarışma masasına kayıt yaptırabilecekler  ve ardından çektikleri fotoğraflardan 3 tanesini en geç 25 Eylül 2011 Pazar saat 16:00’da yarışma masasına teslim ediyor olacaklar. Saat 16:00’da başvuru ve fotoğraf teslimlerinin tamamlanmasının ardından toplanacak jüri dereceye girenleri belirleyecek ve saat 19:00’daki ödül töreni ile Fotomaraton 2011 sona erecek.

“Çocuk” temalı fotoğraflar yarışıyor

Günümüzde alışveriş merkezleri, kent yaşamının vazgeçilmez çekim merkezleri olmuş ve sadece bir alışveriş merkezi değil, aynı zamanda yaşam ve eğlence merkezi görevi de üstlenen bu mekanlar, ailelerin ve dolayısıyla da çocukların zamanlarını geçirmek için ilk tercihlerinden biri haline gelmiştir. Bu noktadan yola çıkılarak bu yıl ikincisi düzenlenen Fotomaraton yarışması için “Çocuk” konusu seçilmiştir.

Alışveriş merkezinde gün içinde gerçekleşen çocuklara yönelik etkinlikler, çocuklara özel oyun ve eğlence alanları, çocuk mağazaları, çocukların ilgisini çekecek sergiler ve tabii ki alışveriş merkezindeki ilginç karşılaşmalar, Fotomaraton’a katılan yarışmacılar için olası yola çıkış noktaları olacak.

Çocuklar için “Fotoğraf’ın F’si”

World Press Photo 2011 sergisi kapsamında çocuklar da unutulmadı. Çocuklara fotoğraf sevgisi aşılamak amacıyla Canon işbirliğiyle “Fotoğraf’ın F’si” isimli bir atölye çalışması da gerçekleştirilecek. 17-18 Eylül tarihlerinde  13.30 – 19.30 saatleri arasında düzenlenecek atölye çalışmalarında 2 gün boyunca 5-12 yaş grubundaki 120 çocuk ağırlanacak.

Canon ve TNT nin sponsorluğu ve Geniş Açı Proje Ofisi nin katkıları ile desteklenen World Press Photo 2011 sergisi, 28 Eylül 2011 tarihine kadar Forum İstanbul da gezilebilecek.

FOTOMARATON A KATILIM KOŞULLARI:

Fotomaraton, Seçici Kurul Üyeleri, Forum İstanbul çalışanları, Canon çalışanları ve onların birinci derece yakınları dışında, tüm amatör ve profesyonel fotoğrafçılara açıktır.

Fotomaraton 24 Eylül 2011 Cumartesi saat 10:00 da başlayıp, 25 Eylül 2011 Pazar saat 16:00 da sona erecektir.

Yarışmacıların, 24 Eylül 2011 Cumartesi saat 10:00 dan itibaren  Dünya Basın Fotoğrafları 2011 Sergisi nin bulunduğu Zemin Kat Büyük Meydan daki Fotomaraton masasına gelip kayıt yaptırmaları ve başvuru formunu doldurmaları gerekmektedir.

Yarışmacılara kayıt sırasında sıra numarası verilecek, kayıt masasında bulunan “START” tabelasını fotoğraflamaları istenecek ve bu fotoğrafın ismi/numarası kayıt formlarına yazılacaktır. Yarışmacılar, bu fotoğraftan sonraki isme/numaraya sahip fotoğraflarla fotomaratona katılabilecektir.

Yarışmacılar fotoğrafları kendi dijital fotoğraf makineleri ile çekeceklerdir.

Yarışmaya katılan fotoğrafçıların, fotoğraflarını en geç 25 Eylül 2011 Pazar saat 16:00 ya kadar kayıt masasına teslim etmeleri gerekmektedir.

Fotomaratona katılacak fotoğrafların bu tarihler arasında çekilmiş olması zorunludur. Aksi tespit edilirse yarışmacı diskalifiye edilecektir.

Yarışmacılar, fotoğraflarını kayıt masasında bulunan görevliye hafıza kartlarında teslim edecek, hafıza kartındaki kayıt sırasında çekmiş oldukları “START” fotoğrafından sonraki fotoğraflar bilgisayara aktarılacak ve yarışmacı bunlar arasından en fazla 3 tanesini seçerek yarışmaya katılacaktır. CD ye kayıtlı olarak getirilen fotoğraflar ya da fotoğraf baskıları kabul edilmeyecektir.

Yarışmacıların seçmiş olduğu (maksimum 3) fotoğrafların kayıt masasındaki yazıcılarda çıkışları alınacak, arkalarına yarışmacının sıra numarasına göre isim (001-1 gibi) verilecek ve yarışmacının eksiksiz olarak doldurduğu ve imzaladığı başvuru formuyla birlikte bir zarfın içine konacaktır.

Ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar, ilerleyen tarihlerde Forum İstanbul da açılacak bir sergide teşhir edilebilecek, Forum İstanbul un internet sitesindeki Fotomaraton sayfasında yayınlanabilecek, bir katalog halinde yayımlanabilecek ve Forum İstanbul un çeşitli basılı ve görsel materyallerinde tanıtım amaçlı kullanılabilecektir. Fotoğrafların yukarıda adı geçen durumlarla sınırlı olmak kaydıyla tüm kullanımları hakları Forum İstanbul a aittir. Bu durumda ayrıca bir telif ödenmeyecektir.

Fotomaratona katılanlar yukarıda belirtilen koşulları kabul etmiş sayılır.

FOTOMARATON TAKVİMİ:

Fotomaraton başlangıcı                                : 24 Eylül 2011 Cumartesi Saat 10:00

Fotomaraton bitişi                                         : 25 Eylül 2011 Pazar Saat 16:00

Sonuçların açıklanması ve ödül töreni    : 25 Eylül 2011 Saat 19:00

Sonuçlar, 26 Eylül 2011 tarihinden itibaren Forum İstanbul internet sitesi (www.forumistanbul.com.tr) ve basın aracılığı ile kamuoyuna duyurulacaktır.

ÖDÜLLER:

·         Birincilik Ödülü: Canon EOS 600D Fotoğraf Makinesi

·         İkincilik Ödülü: Canon EOS 550D Fotoğraf Makinesi

·         Üçüncülük Ödülü: Canon EOS 1100D Fotoğraf Makinesi

Seçici Kurul, gerek gördüğü takdirde bu ödüllerin dışında da ödül ya da belge verebilecektir.

SEÇİCİ KURUL:

·         Murat Germen (Fotoğrafçı, Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Görevlisi)

·         Laleper Aytek (Fotoğrafçı, Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü Öğretim Görevlisi)

·         Doç. Dr. Melih Zafer Arıcan (Bahçeşehir Üniversitesi Fotoğraf ve Video Bölüm Başkanı)

·         Joao Xavier (Forum İstanbul Genel Müdürü)

·         Cüneyt Akman (Canon Euraisa Ürün Yöneticisi / Tüketici Görüntüleme Ürünleri)

İLETİŞİM:

Geniş Açı Proje Ofisi / 0212 251 70 03

www.forumistanbul.com.tr/WPP

http://www.gapo.org/wpph11fotomaraton.html

Beslenme Saati

Okulların açılmasına birkaç gün kala beni “besleme saati” endişesi sardı.

Geçen yıl 1. sınıfta olan oğlumun en büyük sorunuydu yemeğini yememesi.

Tam gün olan okulumuzda 1 saatlik süre öğlen yemeğine ayrılmıştı. Ancak oğlum bu saati oyun ile geçirmeyi istiyordu.

Dilerim 2. sınıfta biraz daha olgunlaşmıştır ve yemek saatlerine daha dikkat eder.

Ben de anne olarak onun bu saatlerini kolaylaştırmak için arayış içine girdim. Birkaç gündür arkadaşlarımdan, internetten , diyetisyenlerin web sitelerinden okul menüsü öneriler alıyorum. Ve kendime bir dosya hazırladım.

Ara ara denediğim tarifleri de zaman içinde paylaşmayı düşünüyorum.

Evvela buzdolabına hatırlatıcı bir not ile başladım işe J

BESLENMEYE NE KOYABİLİRİM

Kaşarlı-biberli-domatesli minik pizzalar

Tarçınlı yada portakallı ev keki

Peynirle fırınlanmış minik ekmekler  (Peynir-yumurta karışımı ile fırınlanmış)

Cevizli kurabiye ve süt

Kaşarlı minik sandviç ve naneli limonata

Tahinli kek ve süt

Ev hamburgeri

Makarna

Havuç

Krep

Gözleme

Limonlu top kek

Pamuk poğaça

Peynir topları

Haşhaşlı çubuklar

Susamlı simit

Unutma:

Sandviçe maydanoz  koy

Makarnaya havuç koy

Yumurtayı 12 dak haşla

Börekleri minik minik hazırla

Süt , meyve suyu, ayran. Bunları dönüşümlü koy

Meyveyi asla unutma

Sıcak kalması gereken gıdalar için bir çare bul , minik termos kutular varmı araştır

Soğuk gıdalar için buz şarjörü kullanabilirsin

Çocuğu okula giden annelere Allah kolaylık versin

Gelecek Endişesi

Aziz 4-5 yaşlarındadır.

Yatmaya hazırlanırken annesi ona yardım etmektedir.

Aziz:

-Annecim sen benimle ne çok ilgileniyorsuuunnn, benim için yoruluyorsuunnn, sen ne tatlı bir annesin.

-Tabi ilgileneceğim oğlum, sen benim birtanemsin, büyüyorsun, öğreniyorsun. Kendi kendine yetince artık işlerini sen yapacaksın

-Sen de yaşlanıp dedem gibi gücün azaldığında ben yardım edeceğim sana

-Ah bir tanecim benim, canım yavrum.

Aziz in birden bire çehresi değişir, yüzü asılır, ağlamaklı bir sesle:

-Yaa ben napıcaaammm

-Ne oldu? !

-Sen yaşlanınca ben bakacağım sana ama benim çocuğum yok ki, ya ben yaşlandığımda bana kim bakacak? Napıcam o zaman ben, hee söyle bana napıcam ben ? 🙁 üüüüüüğğğüüüüüüü

– :S

Normal olarak Aziz’in gelecek endişesini çok yersiz, komik ve çocukça bulmuştum. Hatta eşimle gülüşmüştük. Ancak durup üçüncü bir gözmüş gibi dışardan baktığımda yetişkin insanlar olan bizlerin de yarınlar için taşıdığımız endişelerin ne manasız olduğunu fark ettim. Çocukça bulsak da sıklıkla yaptığımız şeylerden biri…

Özel Yerlerimiz

 

Anne, son günlerdeki çocuk tacizleri olayları neden ile oğlunu karşısına alır ve konuşur:
– Oğlum özel yerlerine kimsenin dokunmasına yada bakmasına izin verme tamam mı? der
Aziz:
– Tamam annecim diye yanıtlar.
Anne sorar:
-Peki Oğlum özel yerlerimiz neresidir?
-Kalbimiz, gözlerimiz, ciğerlerimiz… Değil mi?
Anne:
– :S

Ana fikir

Anne, Yavuz Sultan Selim Han’ın son anlarını anlatan yazıyı okuyup kitabın kapağını kapatır.

Çok etkilenmiştir. Oğlu Aziz e döner ve “eveeeet ne anladık bu hikayeden” diye sorar.

Aziz kaşlarını kaldırıp yanıtlar “sivilcelerimizi asla sıkmamalıyız”

OPSSS! Annede büyük hayal kırıklıkları 🙂

http://www.goncadergisi.com/konular/detay/bizi-kiminle-bilirdin

Anne Babaların Görevi

Anne babaların görevi çocuklarını mutlu etmek değildir. Anne babaların görevi çocuklarını dünya ve ahiret hayatına hazırlamaktır. Sorumluluk vermezseniz hiçbir zaman sorumluluk sahibi olamazlar. Yapmayın, yıkın işi üstlerine mecbur yapacaklardır. Her şeye yetişmeye çalışıp mükemmel anne, mükemmel aşçı ve mükemmel eş olmaya uğraşmayın. (Eşinize iyi bir sevgili olmaya uğraşın.) Yoksa erken yaşta yaşlanır, mükemmel bir depresyona sahip olursunuz. Benden söylemesi.

(Sema Maraşlı)

Satırları okuduğumda, bu nasihatlere ihtiyaç duyan ben ile beraber kaç bayan arkadaşım olduğunu düşündüm. Hatta ardından gelen bir iki gün içinde bu kelimeleri kaç kişiye nakletmem gerekti… Çok, hemde çok kişiye.