Bereketin Sırrı

Sabahın ilk saatlerinde şirketteki odamdan içeri pek giren olmaz. Genelde problemler üretim hız almaya başladığında çıktığından mıdır nedir… Alışık değilim gelene gidene o saatlerde.

Fakat geçtiğimiz pazartesi günü sevdiğim bir arkadaşım yüzünde kocaman bir gülümseme ile erkenden geldi ofisime. Bir defa daha düşündüm gülümsemenin her insana yakıştığını ve bu şekilde girilen meclislerin o olumlu elektriği hemen yakaladıklarını. .

-Hayırdır? Diye sormadan edemedim. Nedir bu şen halin?

-Ya Rana..hani hep deriz ya “hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Hele ana babaya iyiliğin mükafatı” diye

-Evet

-Bunu hafta sonu bizzat yaşadım.

Hoşuma gitti. Merak ile yüzüne baktım. Çekti bir sandalye oturdu yanıma. Heyecanla, gözleri pırıl pırıl bir halde anlatmaya başladı.

“Cuma akşamı çok yorgun gittim eve. Kafamda bir yığın maddi-manevi mesele, haftanın birikmiş sıkıntıları. Tüm hafta sonu sadece dinlenmek ve evden dışarı çıkmamaktı niyetim. Eşofmanları giyip uzandım kanepeye. O sıra telefon geldi. Baktım anne-babam telefonda. “Özledik sizi, torunlar burnumuzda tütüyorlar” diyorlardı. Ne olun gelin de görüşelim demeseler de sesleri her hali ile belli eder cinsten idi. Kapattıktan sonra telefonu tuhaf oldum. Hadi dedim bizim hanıma. Hazırla çocukları da annemlere gidelim. Hanım sevindi, çocuklar ayrı sevindi. Toparlanıp çıktık. O gece orada kalıp ertesi gün eve döndük. Babam kapıdan bizi uğurlarken “Sen bizi sevindirdin oğlum, Allah da seni sevindirsin, darda koymasın” dedi. İçim buruldu. Hürmetimi ifade edip çıktım yola. Eve geldik, az bir zaman geçmişti ki kapı çaldı. Bir ahbap “arkadaş, yakında bir binanın elektrik tesisatı çekiliyor, usta lazım dediler, aklıma sen geldin, eğer müsait isen yarın sabah görüşelim de şu işi bi yapıver, senin işler temiz olur” demez mi. Sevincimi anlatamam. O gelmeden birkaç dakika önce masrafları, bütçemizi düşünüp durmakta, ay sonunu nasıl getireceğiz diye hesap yapmakta idim. Nasıl sevindim bilemezsin. Pazar günü için sözleştik ve tesisatı tamamladım. Hatırı sayılır bir kazancım oldu. Gördün mü ya. Babamın o duası ne çabuk kabul oldu”.

En az onun kadar sevinmiştim bende. Ana-baba hakkının önemi üzerine hoş bir sohbet yaptık. Bizi gören bir arkadaş daha katıldı bu muhabbete ve haftaya başlayışımız böylesi güzel bir atmosferde oldu elhamdulillah. Sebep olanlardan Allah razı olsun.

Onlar yanımdan ayrıldıktan sonra aklıma Mektubat ta okuduğum şu satırlar geldi :

“Dünyada en yüksek hakikat, anne ve babaların evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âlî hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır. Çünkü onlar, hayatlarını kemâl-i lezzetle evlâtlarının hayatı için feda edip sarf ediyorlar. Öyle ise, vicdanı olan her evlada düşen görev; o muhterem, sâdık fedâkar dostlara hâlisane hürmet ve samimi hizmet, rızalarını  kazanmak ve kalplerini hoşnut etmektir.”

Yüce Allah bir bebeği  dünyaya gönderildiği vakit rızkını  da beraberinde gönderiyor. Yaşlandıkları zaman tıpkı bir çocuk gibi hatta çocuktan daha da fazla merhamete muhtaç olan anne babalarımızın rızklarını da BEREKET olarak veriyor  İşte bu gerçeği bilen evlatlar da sürekli ana-baba duası alarak hem dünya hem ahiret saadetlerine muvaffak oluyor.

İnsan neyi isterse istesin (ister dünya saadetini, ister ahiret saadetini), her ikisine ermede saklı olan sır “ana –babaya hürmet ve iyilik” tir.

Allah bizi ana-babaya, evlada, akrabaya, topluma, vatana ve tüm insanlığa iyilik edenlerden eylesin. Hem dünya, hem ahiret saadeti nasip eylesin.

Allah ömür verir de yaşlanırsak eğer, bu güzel Hadis i şeriflerdeki müjdeler ile müjdelenmeyi nasip eylesin Rabbim. (AMİN)

Herhangi bir genç yaşlılığından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse, Yüce Allah da yaşlandığında ona hürmet edecek kimseler halk eder. (Tirmizî, “Birr,” 15; Ebu Davud, “Edeb,” 58)

Düşkünleri görüp gözetiniz, zira siz ancak düşkünleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız. (Tirmizî, “Cihad,” 24; Ebu Davud, “Cihad,” 70)

Ana-babasına iyilik eden evlat, Peygamberlerle beraber Cennete girer. (İ.Rafii)
Ana-babasına iyilik edenin ömrü uzun, rızkı bereketli olur. (İ.Ahmed)

Ana-babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder. (Taberani)

Ana-babanın yüzüne merhametle bakana, hac ve umre sevabı yazılır. Ana-babanın yüzüne sevgi ile bakmak ibadettir. (Ebu Nuaym)

 

-Rana_

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*